İddaa ediyoruz!
En ucuz otomobili bu şekilde alabilirsiniz.
Size en uygun fiyata otomobil almanız için yeni bir yöntem sunuyoruz.
Düşününki, sizin gibi İstanbul'da ya da Türkiye'de birçok kişi aynı otomobilden kaç kişi almak istiyordur?
Eğer aynı model araçtan almak isteyen 10 kişi ya da 100 kişi bir galeriden fiyat alsalar ne kadar indirim yapar.
Ya da, aynı model arçtan 100 adet almak isteyenlere, bayiler kendileriden alım yapılması için ne kadar indirim yaparlar.
İşte sizinle beraber aynı model otomobili almak isteenleri www.birliktehareket.com sitesinde bulabilirsiniz.
ya da kendiniz yeni talep oluşturarak, almak istediğiniz araç modelini girerek, aynı arabayı almak isteyenlerin bir araya toplanmasını sağlayabilirsiniz.
Daha sonra, grubunuza en uygun teklifi veren firmadan aracınızı alabilirsiniz.
Bu sayede hangi model araç olursa olsun piyasada en ucuza
www.birliktehareket.com aracılığıyla sahip olabilirsiniz.
Adres: Şirinevler Hürriyet Mah. Eski Londra Asfaltı,
Önaldi İş Merkezi No:6 Kat:11
Bahçelievler / İstanbul / Türkiye
Tel: +90- 212- 551 20 59
Fax: +90- 212- 551 34 11
E-mail : info@otomobilgaleri.com
Web : http://www.otomobilgaleri.com
sıfır otomobil
"Gidin işinize," diye karşılık verdi. "Bir şey yok işte!"
Eczacı dostlarının yanına döndü:
"Hiç merak etmeyin" dedi. "M. Binet her tür önlemin alındığını söyledi. Tek kıvılcım düşmeyecek. Tulumbalar dolu. Gidip uyuyalım."
Madam Homais esneyerek:
"Doğrusu, benim de çok uykum var," dedi.
______________________________
"Ama ne olursa olsun şenlik gün linçti." .
Rodolphe alçak bir ses ve tatlı "Ya evet, çok güzel!" diye tekra Sonra selâmilaşıp ayrıldılar. İki gün sonra, Fanal ve Roue senlik konusunda uzun bir yazı va men ertesi gün Homais coşkunlu Yazı "Bu demetler, bu çiçekler şindi? Sürülmüş topraklarımıza güneşin altında, azgın bir denizin zeyen bu kalabalık nereye koşuy yordu.
Sonra köylülerin durumundan kümet çok şey yapıyordu şüphes terli değildi. "Cesaret!" diye bağ yenilik yapmamız gerek, hakkınd rın, sonra danışmanın gelişine d lerimizin yiğitliğini, köylü kızla dazlak kafalı yaşlılarımızı da unu sini jürinin başlıca üyeleri arası bir yerde, eczacı M. Homais'in elma şırası üzerine bir inceleme hatırlatıyordu. Ödül dağıtımına ların sevincini şiirimsi satırlarla oğulu, kardeş kardeşi, koca ka Bir çokları, gösterişsiz madalyal riyorlardı, hiç şüphe yoktu ki ev yanına gelince, bu madalyayı ku na ağlayarak asacaklardı.
Mr. Macgregor bu mutlu günlerimizde karşımızda pek ço/c örneğini gördüğümüz şu kibar eski İngiliz centilmenlerinden biridir. Sevgili İngiliz kuzenlerimizin deyişiyle o bir 'aile babası'dır. Mr. Macgregor gerçekten tam bir aile babasıdır. Öyle ki en son gittiği Shıvemyo bölgesinde kaldığı bir yıl içerisinde arkasında altı küçük yavru bırakmıştır. Bu küçük bebeklerin bakımları konusunda hiçbir şey yapmamış olması ve bazı annelerin şu anda açlıktan ölme tehlikesiyle yüz yüze olmaları sanırız Mr. Macgregor'un gözünden kaçmış olmalı, vb...
Yazı buna benzer şeylerle doluydu ve ne kadar berbat olursa olsun yine de düzeyi gazetedeki öteki yazılardan daha yüksekti. U Po Kyin gazeteyi biraz ileride tutarak -gözleri yakını iyi görmüyordu- makaleyi baştan so-;
M dikkatle okudu, düşüncelere dalmış gibi dudakl girdi, böylece betel suyuyla kırmızıya boyanmış bi ı Uçuk ve kusursuz dişi açığa çıkarmış oldu.
"Editör bu yazı yüzünden altı ay,hapis cezas cak," dedi sonunda.
"Hiç aldırdığı yok. Alacaklılarının ancak hapi I 'iı onu rahat bıraktıklarını söylüyor."
"Şimdi bu yazıyı senin o küçük yazman çırağı H
I indi başına yazmış öyle mi? Çok akıllı bir çocuk..
"Saat altıya doğru, M. Liegea rulan bir şölen sofrası, şenliğin
Gustave Fulaubert
ni bir araya getirdi. Çok büyük bir dostluk havası vardı. Kadehler kaldırıldı: M. Lieuvairı hükümdarın şerefine! M. Tuvache valinin şerefine! M. Deroze rays tarımın şerefine! M. Homais endüstri ile güzel sanatların, bu iki kızkardeşin şerefine! M. Leplichey yeniliğin şerefine kadeh kaldırdı. Akşam, gökyüzü havai fişeklerle aydınlandı.
"Bu aile toplantısında hiçbir üzücü olayla karşılaşamadığını da övünçle belirtmeliyim."
Sonra ekliyordu:
"Yalnız kilisenin eksikliği dikkati çekti. Din adamları ilerlemeye bizden farklı bir anlam veriyorlar herhalde!"